
Fildişi tarağımla her gece
Saçlarımdan aynalara sindin
Neredeysek oradaydık, birdik.
Nerede biteceği bilinmez
Arsız ot misali, gölgelerde
Kaldırım taşlarında bittik.
Çatıda güvercin tıkırtısı
Vapurda rüzgâr uğultusunda,
Aşk hep oradaydı, bildik.
Sineler içinden geçerken mi
Dokunmak tene değil yüreğe,
Ne demektir anladık…
1 YorumYorum:
{dilsiz aşk'a benden bir "güzelleme"}:
"şiir mi gelmiş yarenden
ay ne güzel
bir demlik, iki bardak
üç ıhlamur çiçeği
su pınardan
güneş bile batmış
ç/ay ne güzel"
güzel bir "hayat dökümü" niteliğindeki bu şiir için, çok teşekkürler Güvez.
"dilsiz aşk"ı, şair behçet necatigil'in "el feneri"yle de okumayı denedim. aslında, hep yaptığım bir şeydir bu benim:
"ne çok şairmişiz sevindim
bir yıl sonu dökümünü görünce
içimizin zehri nasıl alınır
bir şiirle ya da bir geziyle
bu ince tel {şiir} çok
ağırlık kaldırır görünmeyen başka
teller desteğinde"
[... b. necatigil]
yine bir necatil şiiriyle bağlayalım sözümüzü.
"kızmak için nedenler
çoğalır yaşlandıkça
anımsanır, yapılmamalıydı
şunlar şunlar gençlikte
biz güzel bir şiir, güzel bir öykü
için yaşarız daha bir süre
tartarak...
gençliğimiz ne çekti bozuk basküllerde
gün sayardık
günler bitti"
["günler bitti", b. necatigil]
Yorum Gönder