ŞiirŞeyler 1

gerçek olan, varlığında daha da olmayanın, ütopyamsı bir varlığın olanağını taşır. -ernst bloch.


ateş gibi bir nehr akıyordu
ruhumla o ruhun arasından
bahsetti derinden ona halim
aşkın bu onulmaz yarasından




vurdukça bu nehrin ona aksi
kaçtım o bakıştan o dudaktan
baktım ona sessizce uzaktan
vurdukça bu aşkın ona aksi

['parıltı' | ahmet haşim]



Evlerinin Önü | Öykü & Berk


Yorumla|Paylaş

Yıl 1752 | Çoğulcu Bir Aşk Belgesi 1

aşk için... arayış içindeydim birkaç gündür. 'altınsı sözler' arıyordum aşk için...
günümüzden yaklaşık 260 yıl önce, Erzurum'da bırakılmış bir sevgiliye İstanbul'dan yazılmış bir mektuba takılıp kaldım sonunda... art arda 3 kez okudum bu mektubu: bazen sesli, bazen sessiz.
gözlerim doldu zaman zaman... Logistanbul'da yayımlanmalı bu mektup diye düşündüm.

ekleyeceğim fotoğrafı çekmek için, üç gün üç gece gezdim: dağ tepe, kıyı bucak... çektiklerimden yalnızca biri doldurdu gözümü... belleğimi kurcaladıkça, anladım ki çocukluğumdan kalma bir iz, bir tortu, gözümü dolduran bu fotoğrafa doğru sürüklüyor zihnimi.


kutsal kitapların 'gökyüzünden inmiş' olması, aklıma ilk takılan soruydu çocukluğumda... minareleri gördüğümde, böylesi kitapları yazan 'kalemler' sanıyordum onları. kutsal yazıların 'mavi gökyüzü'ne bu kalemlerle yazıldığını, yazılar tamamlandıkça, göğün bu yazılı yerlerinin kendiliğinden 'yırtıldığını' ve uça, süzüle, birer 'yaralı kuş' gibi yere düşmüş olacağını düşünürdüm.

Kuran Kursuna götürüldüğümde 4 yaşındaydım. ilk günkü ilk işim, gidip hocanın rahlesinde açık duran Kuran'ın sayfalarının rengine bakmak olmuştu...
sapsarıydı sayfaların hepsi: hiçbiri, 'mavi' değildi!
çocukluğumda yaşadığım bu ilk 'düş kırıklığı', sanıyorum hiç silinmemiş belleğimden...
'58'li yaşımdan sevgili çocukluğuma, saygıyla...' diyeyim ve geçeyim 'mektubumuza' -kestane kebap, acele cevap!

{
Ve izzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, hatırlı, gönüllü, hizmetli, sabırlı, ma'rifetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik elli, ince belli, şirin yıldızlı, has odalığım, oğlum annesi, gönlüm canânesi, inci danesi, hatunum ve hanımım, küçük kadın Züleyha Hanım huzuruna...


aceb cihanda senin gibi var mıdır?


Candan selamlar ve gönülden dualar edip ol mülâyım hatırın kat kat sual ederiz. Allahın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim âşık paşam, benim gözüm, benim sırdaşım, benim dervişim, benim emektarım, ne keyftesin, ne haldesin, ne demdesin, neylersin, nişlersin, iyi misin, hoş musun? Allah, yardımcın olsun. Hak Taâlâ canına sağlık, gönlüne hoşluk versin. Tanrı seni bana bağışlasın. Bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin, âmin. Aceb cihanda senin gibi var mıdır?


allahu taâlâya âşık olalım... safalar edelim.


Zilhem, Zilhem! O tatlı canın seveyim. O tatlı bakışların seveyim. Hiç fikrimden gitmezsin. Böylece ayan gönlümde durursun. Benim nazik âşığım. Senin için yollarda ve İstanbul'da besteler yazıyorum ve öğreniyorum ki inşallah gelende seninle ses sese verelim de, türlü türlü besteler, güzel güzel kitaplar okuyalım. Allahu Taâlâya âşık olalım. Safalar edelim.

Bir küçük kadın gördüm. Hemen sana benzettim. Selam sabah ettim. Sesi dahi sana benzer idi. Senin hatırın için sokak ortasında ona yârenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar kocası varmış zindanda. Ona ekmek götürür imiş. On kuruş borcunu vererek, onu ihlâs edip sevabını sana bağışladım. Allahu Taâlâ senden razı olsun. Zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah oğlumuz Şeyh Osman'ı bize bağışlasın, âmin. Ve cümle kadınlar, sana kurban olsun. Ve büyük kadınlar, bacılarına kurban olsunlar. Siz, bana dünyalar değersiniz. Hak Taâlâ dördünüzü bana dünyada bağışlasın ve ahirette firdevs-i âlâda dahi sizi bana versin, âmin ya Erhamürrahimîn. Dahi ben kimsenin fikrinde ve hayalinde değilim.


ol kadar çok sözüm vardır ki, bir ay yazsam tükenmez...

Bu muhabbetnamem boş gelmesin diye her birinize birer bürüncük gömlek irsal olundu. Şimdilik mazur olsun. İnşallah yakında vademiz tamam olduğunda ağa efendimizden destur alırız ve gelip sizinle çermikte çimeriz. Zira, bu çermiği sizin hevesinizle yaptırdım. İnşallah elime akça girerse camuş çermiğinde sizin için bir küçük kümbet yaparız. Siz gidende, ol küçük çermiği, sizden başkalarına yasak edersiniz. Tenha safa ile çimer, çıkar; pak olursunuz.
Size ol kadar çok sözüm vardır ki, bir ay yazsam tükenmez... }


Marifetname adlı ansiklopedisinden başka 15'i aşkın 'yazma' yapıtı ve bir de divanı bulunan Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi'nin (1703-1780), İstanbul'dan, Erzurum'da bıraktığı Firdevs, Fatma, Belkıs ve Züleyha adlı 4 eşine 1752'de 49'undayken yazdığı mektubun, 'has hatun'u saydığı 'küçük kadın' Züleyha'ya ayırdığı bölümüdür. [Ayrıca bakınız: 'Aşk İki Nokta Üstüste' | Cogito-Bahar-95 | YKY-İstanbul.]


Yorumla|Paylaş

Kaç Kişiyiz Kendimizde? | Aşk Üçgeni 3


"sana sevgi ve şefkatle sarılacak biri olacaktım ve bu senin için yeterliydi"yle çıkmıştık yola...
...
'sevdiğin sözler' neydi, unutmayalım: 'Hayat insanı eğitiyor, önemli olan satır aralarını iyi okuyabilmek...'

ve "olsun varsın... hadi, ikimizin de açık olsun yolu... ikimize de 'uğurlar ola!'" diyerek bağlamıştık ortak öykümüzün ilk gününü...
...
öykümüzün orta dönemi, son döneminin içinde 'gizli/açık'...
o halde, son dönemin çerçevesini çizelim önce...
aylardan nisan... nisanın ortası...

bir Ahmet Oktay şiiriyle tanımlayalım mı şu 'nisan'ı, ne dersin?

cıvıldayan ilkyaz.
günbatımını seyrettiler
balkonda
–hırkanı giy, dedi kadın
havalar serin daha–

aşağıda çınarın altında
durup öpüştü iki sevgili

–doğru, diye yanıtladı adam
yaşlanıyorum artık–

ve ekledi:
ayların en zalimidir Nisan.
...

gelelim şimdi 'ayların en zalimi olan Nisan'ın 13'üne... hadi gelelim!
'ayların en zalimi Nisan'da olanları, senin kaleminden dinleyelim ki, böylece kimseciklere haksızlık etmiş olmayız, ne dersin?

on üç nisan iki bin... günlerden cuma... saat 14:35.


yaşamımdaki tüm değerler üzerine yemin ederim ki...

I...
Ben S. K.
Birlikte olduğumuz tarihten bu güne kadarki sürede sana, yaşamımdaki tüm değerler üzerine yemin ederim ki hiçbir konuda yalan söylemedim, olduğumdan farklı davranmadım.
Fakat sen kendi kurgularınla, gelişmeleri hep kendi görmek istediğin gibi gördün. Oysa işin özüne inseydin, kendi düşündüğün gibi olmadığını görecektin. Hep kolaycılığı seçtin, kendi düşüncenin doğru olduğuna inandın.

senin elinden tamamıyla uçup gideceğimi anladın...

Şu an 15:07 saat. Ve beni tutsak almış durumdasın. İki nedenin var. Birincisi, senin elinden tamamıyla uçup gideceğimi anladın.
İkinci nedenin: bir tesadüf ki, daha önceki arkadaşım seninle birlikte olduğumuzdan beri, ikinci kez arıyordu. Ben sorun çıkmasın diye görüşmeyince, mesaj yollamış: 'Şu an evdeyim, müsaitim. Beni arar mısın?' diye.

seninle olan ilişkimden onun haberi bile yok...

II... Arkadaşımın bu mesajındaki sözler, senin kurgularına yeni bir şey, olumsuz bir şey daha kattı.
Oysa o insanın hiçbir suçu yok! Seninle olan ilişkimden, onun haberi bile yok.

Ben neden mi söylemedim? Seninle ilişkimde hiç önümü göremedim. Hep fırtına, hep toz duman ve arada bir yeşil çimenlere uzanışlarım...

Sen beni etik değerlere sahip olmamakla suçladın. Bense seni, hep derin paranoyaları olan, benim durumumu kullanmaya çalışan biri olarak gördüm.

Sende, bir 'sen' daha gördüm. Biri benim dâhim olan 'sen' ki, beni dinleyen, anlayan, güvendiğim biri.
Öbür 'sen', bir burgu gibi. Oydu durdu hep içimi. Neyin ne olduğunu hiç dinlemedi. 'Sen nesin ki, kimsin ki!' diye diye, beni örseledi durdu.
Ökseye takılan bir kuş gibi, çırpınıp durdum elinde.

ya yeniden kazan beni ya da ömür boyu yitir...

III...
Şimdi yine öksedeyim; ama, beni ökseden kurtarsan bile kaçmayacağım.
Hayyam derdim sana. İşte o Hayyam dediğim 'sen', benim 'sen'imdin.
Benim Hayyam'ım olduğuna inandırırsan beni, tüm yaşamımı sana vermeye hazırım.
Ben, iki 'sen' arasında gidip gelmekten, serseri mayına döndüm.

Bunların hangisisin? Söyle n'olur!

IV... Lütfen, söyle hangisisin?
Söyle ki, ya yeniden kazan beni ya da ömür boyu yitir...

...

hangisiyim, öyle mi?
ne ilginç raslantı ki bu sorunun yanıtı da, şair Ahmet Oktay'ın şiirinde...

pavese, malcolm lowry. ikizlerim.
gece de sonsuz değil
kötülük de. ben de denedim.

lav fokurdarken gidip geldim
deliliklere. bin vampir besledim
şuramdaki inde...
ve ben de şehvetle öptüm o meleği

ah! bilemedim...
kaç kişiyiz kendimizde.

[Gözüm Seyirdi Vakitten | Ahmet Oktay | s. 10 ve 44 | YKY-İstanbul-Mart 1996.]
Yorumla|Paylaş
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Labels | Etiketler

08 Mart 2014 10 05 2015 Anneler Günü 101 Dize 11 Mayıs 2014 12 Mayıs 2013 Anneler Günü 13 Mayıs 2012 14 Şubat 18 Ağustos 18 Ağustos 2010 Doğumgünüm 18 Ağustos 2011 Doğumgünüm 18 Ağustos 2012 18 Ağustos 2013 18 Ağustos 2014 18 Ağustos 2015 Doğumgünüm 2011 2014 Falım 2015 60+1 8 March 8 Mart 8 Mart 2013 Adalar Adalet Ağaoğlu Âh Mine'l-Aşk Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet Haşim Ahmet Ümit Akşamüstleri All The Flowers Gone Altmışa Merdiven Anadolu Büyüsü Anadolu Çalgılarıyla Rahatlama Müziği Anayurt Özlemi Anneler Anneler Günü Âşık Sana Bir Sözüm Var Aşk Aşk Çocukları Aşk İki Nokta Üst Üste Aşk Mektupları Aşk Sürgünü Aşk Şiirleri Aşk Üçgeni Aşk ve Felsefe Aşkın Kokusu Aşkın Renkleri Aşklar Attilâ İlhan Ayın Nadir Aykırı Metinler Aykırı Sesler B. B. King Baba Babalar Günü Bahar Bahr-ı Tahvîl Bahrı Tahvil Behçet Necatigil Ben Birimdeyim O Altmışında Bilmem Şu Feleğin Bir Aşk Öyküsü Bir Bahar Akşamı Bir Yılbaşını Anlamak Blues Boşuna Bekliyorsun Bu Dünyada Olan Bitenler Buket Uzuner Buluşmak Üzere Can Yücel Caz Cemal Süreya Cemre Cep Telefonu Cogito Come Out Whatever You Are Cümleler Çamlıca Çıplak Ayaklıydı Gece Çiçekler Çivitmavisi Çoğulcu Bir Aşk Belgesi De ki Dedicated to Van Gogh Deniz Depremler Der ki Nar DerKenar Devrim Diller ve Nesneler Dilsiz Aşk Divan Şiiri Doğum Gelenekleri Doğum Günüm Doğum Törenleri Doğumgünleri Dost Dostların Anısına Dostluk Dört Mevsim Dr Ufuk Yaltıraklı Duvar Yazıları Dünya Anneler Günü Dünya Annneler Günü 2010 Dünya Annneler Günü 2012 Dünya Kadınlar Günü Editorbey En İyi Dost Erciş Erkeklerimiz eS Eysan Facebook Fal Felsefe Felsefe Akşamları Felsefe ve Aşk Felsefe ve Yaşam Felsefenin Aşkı Felsefenin Tadı Fotoğrafçı Friendship Geldi Kafiye Gitti Safiye Gemiler Giderim Van'a Doğru Göç Gökkuşağı Gökyüzü Gülen Yüzler Ülkesi Güller Gülten Akın Güven Turan Güvercin Ayrılıklar Güvercinler Güvez Güvez Diliyle Güvez Fotoğrafları Güvez Gözüyle Güvez Şiirleri Güzelleme Happy Birthday To Us Hasat Mevsimi Haydar Ergülen Hepi Börtdey Tu As Hepi Börtdey Tuuu Miii Hercai Hide and Seek İblisler Azizler Kadınlar İdiller Gazeli İki Kıta İki Âşık İkimizin Doğum Günü İlhan Berk İlk Akşam İlk Gün İlkbahar İlkyaz İnferno İskender Pala İstanbul İstanbul Baharları İstanbul Etkinlikleri İstanbul Fotoğrafları İstanbul Mevsimleri İstanbul Şiirleri İstanbul ve Aşk İstanbul'da Aşk İstanbul'da Felsefe İstanbullu Şiirler İyi ki Doğdum Joan Baez Kadıköy Kadıköy'de Söyleşi Kadınlar Kadınlar ve Erkekler Kahvaltı Kandil Işıkları Kapı Kara Kuşlar Karakışlar Kargalar Karşılaşmalar Kavuşma Kayahan Özgül Kediler Kedilerin Aşkı KendimLe Kıyılar Klip Kuşlar Kutlama Kutsal Aşklar Kuyudaki Adam Logos Louise Glück Martı Martılarındır İstanbul Mektuplar Moda Mother's Day 2013 Murathan Mungan Mutluluk Müzik Nar Nâzım Hikmet ve Aşkları Nehir Dizeler Netlog Nirvana nirvAnne Omlet Özdemir Asaf Özlem Panorama Papatyalar Parıltı PusulaŞiir Refik Erduran Relaxation Music with Turkish Instrument Renkli Taşlar Resmin Gölgesi Şiire Düştü Ruhi Su Sabah Saint Valantine Day Saklambaç Seçiminiz Hangisi? SekizinciRengim Seni Düşündüm Servet-i Fünun Sevda Sevgi Sevgi Soysal Sevgili Sevgili Sözleri Sevgililer Sevgililer Günü Sevgililer Günü 2015 Sobe Sokaklar Söylenmezi Bulmak SuSu Şeker Bayramı Şeyh Galib Şiir Şiir Şey Şiir Şeyler Şiirler ŞiirŞey ŞiirŞeyler Şubat Taşlamalar Tevfik Fikret Tuttum Birini Sevdim Ufuk Yaltıraklı Üsküdar Üzgün Kediler Gazeli Van Erciş Depremi Van Gogh'a Adanmıştır Vapur Vapurlar Video Videolar World Mothers Day World Women Day Yakalar Yalnızlıklar Yâren Yâren Evi Yârenlere Ağıt Yaş Yaşam Yaz Yaz Issız Yazısız Yeni Yıl Yeni Yıl Kutlaması Yılbaşı Yolllar Yunus Emre Yurdumsun Ey Uçurum Yürümek